|
| |
Çocuk
Sağlığı Sayfası >>> DEPREM VE ÇOCUK
17 ağustos ve 12 kasım depreminden sonra Türkiye de büyük küçük
herkes travmatik ve stres dolu bir ortama girmiş oldu. Yaşanan acıların büyüklüğü
ve kaybın şiddetine göre herkeste psikiyatrik semptomlar depremin ilk gününden
beri oluşmaya başladı. Yaşanan bu şaşkınlık ve sansasyonel ortam
herkesin bazı ruhsal sıkıntılara girmesine neden oldu. Tabi bu kaygı ve
travma ortamından en çok çocuklar etkilendi. Çocukların depremden sonra
oluşan bu sıradışı durum karşısında gösterdiği tepkilerin değerlendirilmesi
önemle gerekmektedir. Bazı çocukların etkilenme durumu daha fazla
olabilmekte ve bu gergin ve sıkıntılı durum çocukların psikososyal gelişimleri
açısından bazı problemler oluşturabilmektedir.
Özellikle çalışan anne babaların çocuklarının gündüz evde yalnız
kalma durumu ile bu durumda olan çocukların olaya gösterdikleri tepkiler çok
fazla olmaktadır. Bu dönemde psikososyal destek ile çocuğun gerginliği ve
güvensizlik ortamı azaltılmaya çalışılmalıdır. Zaten bazı yönlerden
stres içerisinde olan ve deprem öncesinde de bazı ruhsal sıkıntılar yaşayan
çocuklarda ise bu etkiler daha da durumu ağırlaştırmaktadır. Özellikle
günün bazı zamanlarında yalnız bırakılan çocuklarda diğer vakitlerde
destek mesajları verilerek çocuk rahatlatılmalıdır.
Deprem sonrası deprem bölgesinde psikiyatrik yardım için bulunduğumuz sıralarda,
çocukların bu etkilenme sürecini yakından görme durumunda kaldık.
Depremin 15. günün de gördüğümüz şeyler gerçekten gerekli yönlendirme
ve desteğin her çocuğa belli ölçüde yapılması gerekliliğini ortaya
koyuyordu. Yakınlarını kaybeden çocuklardan TV de deprem manzaraları gören
çocuklara kadar her bir çocuğun desteğe ihtiyacı olduğu yaptığımız
çalışmalar ile desteklenmiş oldu. Bu dönemde etkilenen çocuklara
psikoterapotik görüşmelerden ilaç tedavisine , oyun tedavisinden
grup terapisine kadar bir çok yöntem ile psikiyatrik yardım sağlamanın
gerekliliği ortaya çıkmış oldu.
Deprem bölgesinde yaptığımız görüşmeler esnasında daha 12- 13 aylık
çocukların bile bu ortamdan etkilendikleri ve deprem sonrası bazı davranış
değişiklikleri gösterdikleri ortaya çıktı. Bu nedenle çok küçük yaşta
olan çocukların anne babalarına yönelik psikiyatrik yardımın
yapılması gerekmektedir. Hatta imkanlar ölçüsünde bütün anne babalar
çocuklarının negatif yönde etkilenmemeleri için gerekli desteğin
verilmesi gerekmektedir. Bu destek yapılabilirse depremden hemen sonra başlamalı
, bazı psikiyatrik tablolar yerleşmeden önce yardım ulaştırılmalıdır.
Yaşanan olayların çocuğun kendi dünyasında algılanması ve yaşananların
etkisi her çocukta farklı olmaktadır. Kaygı ve travmayı
etkileyen en önemli nedenler arasında şunları sayabiliriz
1-Çocuğun deprem öncesi deprem hakkındaki bilgi durumu : Deprem konusunda
daha önce bilinçlendirilmiş çocuklarda tepkiler ve korkular daha az
olmakta diğer çocuklar bu olaya anlam verememekte ve korkunun şiddeti büyümektedir.
Japonya örneğini vermek burada yerinde olacaktır ; Japonyada hemen her gün
deprem olmasına rağmen çocukların bu olay karşınındaki tepki ve
reaksiyonları önceden bilinçlendirme sayesinde daha yeterli ve mantıklı
olmaktadır. Deprem esnasında insanların bu olaya hazırlıksız olması en
büyük kaygıyı ve panik durumunu oluşturmaktadır. Zaten çocukların hazırlıklı
ve bilgili olmaları için öncelikle onların anne babalarının bilinçlendirilmiş
olmaları gerekmektedir. Anne babanın bu olay karşısındaki hazırlıksız
durumu zaten doğrudan aileyi ve çocuğu etkilemektedir. Daha önceden
bilgilendirilmiş çocukların o andaki tepkileri daha normale yakın
olabilmekte, hazırlıksız olma durumunu en aza indirmektedir. Yaşanan paniği
önlemenin en güzel yolu ilkokuldan itibaren çocuklarımıza deprem dersleri
konularak deprem hakkında gerekli bilgilendirmeyi yapmaktır. Bu
bilgilendirme konusunda anne babalara ve kamu kuruluşlarına büyük görevler
düşmektedir.
2-Deprem anında çocuğun yalnız olup olmama durumu: Gerek klinik tecrübelerimiz
gerek Adapazarında konuştuğumuz çocuklarda deprem anında yalnız olan çocuklarda
ve diğer artçı şoklara yalnız yakalanan çocuklarda anksiyete ve panik
daha da fazla olmaktadır. Burada anne babalara tavsiyemiz özellikle çocuklarda
bu dönemde gelişen yalnız kalmak istememe isteğine paralel olarak çocukların
mümkün olduğu kadar yalnız kalmamalarının sağlanması yerinde olacaktır
. En azından depremin stres ve anksiyetesi toplumda ve insanlarda
kayboluncaya kadar bu konuda dikkatli olunması gerekmektedir. Yukarıda da
bahsettiğimiz gibi özellikle psikososyal desteği az olan çocuklarda bu
duruma daha da fazla dikkat edilmeli çocuğun yaşından büyük olgunluk ve
anlayış ondan beklenilmemelidir. Hatta bu gergin ortamda her çocuğun gösterdiği
korku ve endişe belirtilerini saygıyla karşılamak gerekir . Çünkü özellikle
7 yaşından küçük çocuklarda bu etkilenme ve olayların kavranma durumu
daha yetersiz olmakta '' zaten çocuk , anlamaz '' gibi yaklaşımlar çocuk için
son derece sakıncalı olmaktadır.
3-Yakın kaybı ve yaralanması ile beraber stres faktörlerinin fazlalığı
: Sizlerinde takdir edeceği gibi çocukların yakınlarının deprem esnasında
ölme ve yaralanma durumu çocukların kaygı ve travmalarını daha da arttırmaktadır.
Buna bağlı akut stres bozukluğu olan vakalarda yakın kaybı yaralanması
ve enkaz altında kalma durumu çocukların semptomlarını daha da artırmaktadır.
Bu nedenle özellikle yakınlarını kaybeden , enkaz altında mahsur kalan ,
yaralanma durumu olan çocuklara psikiyatrik yardım geciktirilmemelidir. Aynı
zamanda depremin yaralarının sarılma döneminde bu türlü çocuklara özellikle
devletin yardımcı olması önem taşımaktadır. Deprem sonrası halkımızın
sahipsiz çocuklar için gösterdiği hassasiyet geçekten önemli bir unsur
oldu. Bizim psikiyatrik açıdan tavsiyemiz mümkünse çocuğun akrabalarının
yanında barındırılması , eğer böyle bir imkan yok ise durum iyice
araştırıldıktan sonra en uygun ailelerin yanına yerleştirilmenin yapılmasıdır.
Deprem sonrasında evi yıkılan aileler , babası işsiz kalan çocuklar ,
beslenme ve barınma problemi ile karşılaşan aileler , sağlık problemleri
olan aileler ve buna benzer sayılamayacak kadar çok negatif unsurun etkilediği
aileler desteklenmelidir. Unutulmamalıdır ki bu ailelerin ruh sağlığının
iyi olması ve psikososyal stres etkenlerinin azlığı çocukların rahatını
getirecek , çocukların ilerleyen dönemde de ruh sağlıkları korunmuş
olacaktır . Aksi durumda unutulan aileler ve acılar içinde olan insanlar ve
bu ailelerde yaşayan çocuklar, korunmasız olarak bir çok psikolojik sorun
ile başbaşa kalmış olacaktır. Yakınlarını kaybeden çocukların hepsi
de isimleri belirlenerek ve ücretsiz olarak Çocuk Psikiyatrisi
kliniklerinden durumları takip edilmelidir. Bunu ailelerden beklemeden
Devletin sağlaması en uygun olanıdır.
4-Anne babanın durumu: Elbette ki erişkinlerde depremden etkilendi ama onların
ilk deprem olduğu andaki tepkisi , artçı şoklar esnasındaki tepkisi ve
genel deprem anksiyetesi çocukların güven duygusunu ve anksiyete durumunu
belirler . Deprem esnasında ve sonrasında anne babanın tepkileri ve olaylar
karşısındaki tutumu önemlidir. Unutulmamalıdır ki anne babanın her konuşması
,her yorumu, her tavrı çocuğu etkileyecektir .Eğer anne babalarda kaygı
hali fazla olur ise anne babaların psikiyatrik yardım alması gerekmektedir.
Aynı zamanda aile içinde çocuğun kendisini güvende hissetmesi için
gerekli önlemlerin anne baba tarafından sağlanmış olması gerekir. Aşırı
tepki gösteren anne babalar çocuklarının sıkıntılarını artırmamaya
çalışmalıdırlar. Çocukların deprem ile ilgili sorularına açık ve
sade bir şekilde açıklama getirmeleri yerinde olur . Çocuklarda oluşan
soru işaretlerinin giderilmesi gerekmektedir. Bazı anne babaları sadece ''
korkma , bir şey olmaz '' gibi sözler ile çocuklarını sakinleştirmeye çalıştıkları
gözlemlenmektedir. Bu sözlerin yeterli olduğunu zannetmiyorum . Çocuğun
yaşına göre açıklamaların yanı sıra , sevgi ve destek mesajları ile
beraber güven ortamı çok önemli olmaktadır.
5-Medyanın rolü: Deprem ve sonrasında TV ve gazetelerdeki yapılan yayınlar
çocukları negatif yönde etkiledi .Deprem bölgesinde yaptığımız çalışma
ve incelemelerde çocuklarda medyadan uzaklaşma ve TV seyretmek istememe gibi
davranış paternlerinin geliştiğini gördük. Anne babalara burada düşen
görev medyanın bu yöndeki zararlı etkisinden çocuklarını korumaya çalışmaları
ve özellikle travmatik görüntülerden çocuklarını uzak tutmaları
gerekmektedir. Bu şekilde aşırı görüntüye maruz kalan çocukların
belleklerinde kalıcı görüntülerin yerleşmesini istemiyorsak bu kontrolü
iyi yapmamız gerekir. Medya kuruluşlarının da bu konuda daha dikkatli ve
duyarlı davranması gerekmektedir. Özellikle sansasyonel haberlerden ve bu
konuda yeterli kariyeri olmayan insanların sözlerini içereren mesajlardan
çocuklar ve aile ortamı korunmalıdır.
6-Psikiyatrik yardım: Şüphesiz ki bazı çocuklar depremden biraz
daha fazla etkilenmektedir. Bunun birçok nedeni olmasına rağmen çocuğun eğitimi
, yaşı , kişilik yapısı , anne baba tutumu, o dönemdeki psikososyal
stres etkenleri , depremden etkilenme derecesi , çocuğun savunma
mekanizmaları vb. etkilemektedir. Fazla etkilenen çocukların zaman geçirilmeden
psikiyatrik yardım için gerekli yerlere götürülmesi gerekmektedir.
Çocuklarda görülebilecek psikolojik ve somatik belirtiler:
Yalnız kalmak istememe ,kapalı yerde kalmak istememe , hava kararınca
korkular , deprem öncesine göre daha fazla sessiz sakin olmayı tercih
etme , tekrar deprem olacak korkusu , uyku bozukluğu , sık sık uyanma
, uykuda konuşma , kabuslar , iştah bozukluğu , yersiz öfke patlamaları ,
eskiye göre aşırı sinirlilik , karşı gelme , ağlama , küçük çocuklarda
mızmızlanma ,depremden sonra parmak emmeye başlama , tırnak yemeye başlama
, altını ıslatma , kekeleme başlaması , üzgün bakış , huzursuzluk ,
anne babaya bir şey olma korkusu, vb. Bu belirtileri gösteren çocuklar
psikiyatrik tedaviye ihtiyaç duymaktadır.
Çocuğa destek noktasında yapılabilecekler:
1- Ona güven ve sevgi dolu bir
aile ortamı hazırlayın
2- Eğer anne babada depreme bağlı
ruhsal bir sıkıntı varsa bir an önce onların giderilmesini sağlayın
3- Çocuğunuza eskisinden daha fazla
zaman ayırın birlikte sadece onunla ilgilenmek üzere her gün vakit geçirin
4- Ona sık sık sevgi mesajları verin
ve kendisine bu konuda destek olduğunuzu gösterin
5- Onun bu dönemde mümkün olduğunca
yalnız kalmamasını sağlayın , yalnızlığın onda güvensizlik ve korku
oluşturmasına izin vermeyin (depremin etkileri geçene kadar )
6- Onun ile birlikte yaşına uygun
olarka oyun oynayın , duygularını oyunda ifade etmesini sağlayın
7- Deprem hakkında resim çizmesini sağlayın
( resim onun duygularını anlatmasını ve içindeki düşünceleri dışarı
yansıtmasını sağlayacaktır).
8- Deprem konusunda yaşına göre konuşun
sade ve anlayacağı bir şekilde onu deprem konusunda aydınlatın
9- Deprem anında ne yapacağınızı ona
tatbik ettirin ve onun hazırlıksız yakalanmasını engelleyin
10- Deprem hakkında TV ve Gazete
haberlerini takip etme konusunda sınırlama getirin
11- Onun uyku , iştah ve moral durumunu
takip edin
12- Deprem sonrası gelişebilecek ek
problemler olursa psikiyatrik destek almayı ihmal etmeyin
13- Okul ve öğretmeni ile konuşarak
okulda bilgilenmesini ve rahatlatılmasını sağlayın
14- Depremden birinci derecede etkilenen
çocuklar için ölüm olayını yaşına uygun bir şekilde açıklayın
15- Deprem konusunda çocuğunuza
rahatlatmak için yalan söylemeyin
16- Mümkünse diğer yaşıtları ile
grup ortamında duygularını paylaşmasını sağlayın
17- Israr eden sıkıntılar olursa, bir
çocuk psikiyatristi ile görüşmeyi ihmal etmeyin (bazı psikiyatrik
durumların oluşması durumunda zamanında destek ve ilaç tedavisi
uygulanmalıdır)
18- Çocuğunuzun bu dönem zarfında,
psikolojik durumunu yakından izlemeyi unutmayın
19- Çocuğunuzun bu sıradışı dönemde
göstereceği tepkileri ve duygularını saygıyla karşılayın
20- Onun kendini ve deprem konusunda
fikirlerini ifade etmesini sağlayın
| |
|